Exan

Mars'a kar yağdı!

30/9/2008 · Kategori: Bilim

Mars'a hayat bulması amacıyla gönderilen Phoenix'ten gelen haber şaşkınlığa yol açtı.

NASA'nın resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Phoenix'in gezegenin kuzeyinde yaptığı araştırmalarda gökyüzündeki bulutlardan  kızıl gezegene kar yağdığını tespit ettiğini belirtti. Phoenix'in daha önce dünyaya geçtiği görüntülerde de Mars'ta bir zamanlar su bulunduğu tespit edilmişti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Mars'a kar yağdı, mars, mars a kar, kar yağdı, uzaya kar yağdı, kızıl gezegen

Dünyanın en eski kayası bulundu

30/9/2008 · Kategori: Bilim



Science dergisinde yayımlanan habere göre Kanada’nın Quebec eyaletinin kuzeyinde Hudson körfezi kıyılarında “Nuvvuagittuq yeşil kuşağı” olarak adlandırılan bölgesinde bulunan kaya kütlesi yaklaşık 10 kilometre karelik bir alanı kaplıyor. Kayanın pembe-kahverengi renkleriyle çok güzel bir görünüme sahip olduğu belirtiliyor.

Dünyanın yaşının 4,57 milyar yıl olduğu dikkate alındığında kaya kütlesi dünyanın oluşumundan kısa bir süre sonra şekillenmiş. Montreal Üniversitesinden Jonathan O’Neil, kaya kütlesinin dünyanın ilk soğumaya başladığı dönemlerden kaldığını açıkladı.

Washington’daki Carnegie Enstitüsünden Richard Carlson, kaya kütlesinde yaptıkları incelemeler sonucunda, o dönemde yeryüzünde su bulunduğuna dair izler saptadıklarını belirtti. Bu bulgu, suyun kuyruklu yıldızlar tarafından mı yeryüzüne taşındığı yoksa en eski çağlarından beri zaten dünyada bulunuyor muydu tartışmasına da katkı yapabilecek.

Kaya kütlesi, dünyanın o dönemdeki sıcaklıkları hakkında da fikir veriyor. Ancak kütlede, o dönemde canlıların olup olmadığına dair bir bulguya rastlanmadı. Varolan bilimsel bulgulara göre o dönemde canlılar var olsa bile bunlar bakteri formundakilerden ibaretti.

Daha önce bilinen en eski kaya kütlesi 4,03 milyar yaşıyla yine Kanada’da bulunuyordu.

AA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Dünyanın en eski kayası, bilim, bilim haberler, kayalar, eski taşlar, arkeoloji

Boyunun 100 katı sıçrayan böceğin sırrı

30/9/2008 · Kategori: Bilim


İngiliz bilim adamları, dünyanın en güçlü sıçrama özelliğine sahip yaratığının sırrını çözmeyi başardı.

İngiltere'nin Cambridge Üniversitesinden araştırmacılar, kendi boyunun 100 katından fazla olan 70 cm yüksekliğe sıçrayabilen salya böceğinin (İngilizce: spitlle bug / Fransızca: le cercope) yay gibi iskelet yapısı ve bir anda ağırlığının 400 katı enerjiyi açığa çıkarma özelliği sayesinde böylesine zıplayabilme kapasitesine sahip olduğunu tespit etti.

Karşılaştırıldığında, bir insanın zorlanmadan 50 katlı bir binanın üstüne sıçraması anlamına geldiğini belirten Malcolm Burrows ve meslektaşları, BMC Biology dergisinin internet sitesinde yayımladıkları araştırmalarında, salya böceğinin, çok katmanlı zırh gibi bir oluşumdan ve elastiki özellik veren bir proteinden yapılmış iç iskeletine büyük çapta enerjiyi toplayabildiğini belirledi.

Araştırmacılar, böceğin sıçramak için kaslarını gerdiğinde, kendini vücut kütlesinin 400 katından fazla bir güçle ileri fırlatmadan önce, karma malzemeden yapılmış bir yay gibi gerildiğini belirterek, salya böceğinin bu iskelet yapısı sayesinde, en güçlü fırlatma yayları gibi olan sert ve aynı zamanda elastiki iskeletiyle, uzun zaman ve yaralanmadan böylesine güçlü bir gerilime dayanabildiğini ifade etti.

CnnTurk

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Boyunun 100 katı sıçrayan böcek, sıçrayan böcek, değişik böcek türkleri, bilim

Jüpiter'de yeni ve 3. kırmızı leke

24/5/2008 · Kategori: Bilim

Güneş Sistemi'nin en büyük, Güneş'ten uzaklığına göre 5. sırada bulunan Jüpiter'de meydana gelen atmosfer haraketleri, yeni ve 3. bir "kırmızı leke" oluşturdu.


Güneş Sistemi'ndeki tüm gezegenlerin toplam kütlesinin 2,5 katına sahip gaz devi Jüpiter'deki yüzlerce yıllık Büyük Kırmızı Leke ile 2 yıl önce oluşan "Red Jr"un (Küçük Kırmızı) arasına katılan yeni kırmızı leke, diğer ikisinden daha küçük ve Büyük Kırmızı'nın solunda yer alıyor.ABD'nin Baltimore eyaletinde kurulu Space Telescope Science Institue tarafından yapılan açıklamada, kırmızı noktanın başta beyaz renkli olduğu belirtilerek, lekenin kırmızı renge dönüşmesinin, fırtına bulutlarının, Büyük Kırmızı Leke'nin üzerindeki bulutlarla aynı enleme geldiğini gösterdiği kaydedildi.Astronomların teorisine göre, şiddetli fırtınaların Jüpiter'in atmosferinin alt katmanlarını tarayarak yüksek irtifalara getirdiği bileşenler, buralarda Güneş'in mor ötesi radyasyonuyla henüz belirlenemeyen bir kimyasal tepkimeye giriyor ve kırmızı renge dönüşüyor.


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : jüpiter, Jüpiter'de yeni ve 3. kırmızı leke, bilim haberleri, exan, exan blogcu, blog ekle, toplist

Bir milyon 300 bin yıllık insan kemiği

28/3/2008 · Kategori: Bilim

İspanya’da bir milyon 300 bin yıllık bir insan kemiği kalıntısı bulundu. Bu kalıntı, yaygın bir inanışı altüst edebilir. Fosili bulan İspanyol bilim insanları ilk insanın Avrupa’da tahmin edilenden çok daha önce yaşamış olabileceğine dikkat çekiyor.

 

İspanya’nın Atapuerca sıradağlarındaki bir mağarada Avrupa’da ilk yaşamla ilgili inanışı değiştirebilecek bir fosil bulundu.

 

Yapılan kazılarda bir insana ait olduğu tahmin edilen küçük bir çene kemiği parçası ortaya çıkarıldı.

Dişlerle birlikte bulunan kemik parçasının 1 milyon 300 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bunun, Batı Avrupa’da bulunan en eski insan fosili kalıntısı olduğu düşünülüyor.

Bulunan fosil, neandertallerin ataların da bile daha yaşlı...

İspanyol bilim insanlarına göre bu durum ilk insanın tahmin edilenden çok daha önce Avrupa’ya geldiğini gösteriyor.

14 yıl önce yine aynı bölgede bulunan insan kalıntılarının 800 bin yıllık olduğu tespit edilmişti.

Yeni bulunan kalıntılarsa ilk bulunanlara göre 500 bin yıl daha yaşlı..

Avrupa’ya ilk insanın Afrika’dan geldiği tahmin ediliyor. Ama bugüne kadar bilim insanları ilk insanın ne zaman Avrupa’ya geldiği konusunda farklı fikirler ortaya atmıştı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Bir milyon 300 bin yıllık insan kemiği- eski insan kemikleri, teknoloji kemikler

62 milyon yıllık timsah fosili

28/3/2008 · Kategori: Bilim

Brezilya’da bulunan yaklaşık 62 milyon yıllık bir deniz timsahı fosili, Rio de Janeiro’da bilim adamlarınca inceleniyor.

 

“Guarinisuchus munizi” (Deniz Savaşçısı) adı verilen fosil, Pernambouc eyaleti kıyısındaki kayalarda bulundu.

Brezilyalı Paleontolog Maria Somalia Viana, Rio de Janeiro’da düzenlediği basın toplantısında, fosilin yaklaşık 62 milyon yıllık olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, fosili bulunan timsahın 55-65 milyon yıl önceki Paleosen döneminde yaşayan “Dyrosaurides” grubundan olduğunu söyledi.

Timsah fosilinin kafatası, alt çenesi ve omur kemiğini inceleyen araştırmacılar, bu tür timsahların atalarının Afrika’da 200 milyon yıl önce yaşadığını belirttiler.

Araştırmacılar, ilk kez Afrika kıtasında görülen bu timsah türünün, Güney Amerika ve Kuzey Amerika’ya da yayıldığını söylediler. O dönemde Afrika kıtasıyla Brezilya’nın en kuzeydoğusundaki toprakların bugünkünden çok daha yakın olduğu belirtildi.

Timsahın deniz hayvanlarının tipik özelliklerine sahip olduğu ve balıklarla beslendiği kaydedildi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : 62 milyon yıl, timsah fosilleri, eski hayvan fosilleri, güzel fosiller

Dünyanın en büyük güneş santralini kuracaklar

21/2/2008 · Kategori: Bilim

İspanyol “BTP Abengoa” şirketi, santrali Arizona eyaletinde inşa edeceğini açıkladı. Phoenix kentinin 100 km güneybatısında kurulacak santralin gücü 280 megawatt olacak.

 

(Lütfen Bu ve Diğer Haberler İçin Yorum Yapınız)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : dünyanın en büyük güneş santrali, güneş santralleri, bilim haberi

Dünya ısınıyor penguenler aç kalıyor

13/2/2008 · Kategori: Bilim

ABD bilim dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences'da yayınlanan bir makalede, en iri penguen türleri 'impatator' ve 'kral'ların ısınan okyanus suları yüzünden küçük balıklar, mürekkepbalıkları, karides ve daha küçük türü olan krill avlamakta zorlandıkları belirtildi.

 

Gelecek 20 yılda karbondioksit ısınmasından ötürü denizlerin yılda ortalama 0,2 derece ısınacağı belirtilen makeledeki istatistike göre de deniz veya okyanus yüzeyinin 0,26 derecelik ısınmasında penguen nüfusunun yüzde 9 azaldığı saptandı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : Dünya ısınıyor penguenler aç kalıyor, Proceedings of the National, penguenler, penguen haberleri

Zaman tüneli gerçek mi oluyor

8/2/2008 · Kategori: Bilim

İnsanoğlunun en büyük düşlerinden biri olan zamanda yolculuk gerçek mi oluyor. 2 Rus bilimadamı, 3 ay sonra İsviçre'deki araştırma merkezinde ilk deneyi gerçekleştirecek.

Rus bilim adamları İsviçre’de yapılacak ve evrenin oluşumunu inceleyecek olan 9 milyar dolarlık deneyin bir zaman tüneline yol açacağını iddia etti

Canlı kopyalama, ısmarlama organlar, aya seyahat derken, iki Rus matematikçi, dün bilim gündemine damgasını vuracak bir açıklama yaptı ve “Mayıs ayında gelecekten gelen misafirler için hazırlanın” dedi. İşin aslı ise, fizik biliminin gizemli ayrıntılarında gizli. İsviçre’nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), mayıs ayında bugüne kadar yapılmış en büyük fizik deneyini gerçekleştirecek. 4 milyar dolara malolan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider, LHG) ilk kez denenecek. Bu deneyde, atomlar birbirlerine ışık hızına yakın bir hızla çarpışıtırılacak. Ortaya evrenin varolmasına neden olan “Büyük Patlama”nın ilk saniyelerinin küçük bir örneği çıkması bekleniyor. Böylece evrenin kökeniyle ilgili bilgi elde edilecek.

Bilim kurgu değil

Buraya kadar her şey kuantum yani parçacık fiziğinin alanı olarak gözüküyor. Ancak Moskova Steklov Matematik Enstitüsü’nden iki matematikçi Irinia Arefava ve Igor Volovich’e göre bu deney sırasında ortaya çıkan yüksek enerji, zamanda bir kırılma yaratacak. Atom düzeyinde bile olsa bir zaman tüneli oluşacak. Dünyanın sayılı matematikçilerinden Volovich’in bu iddiası bilim dünyasında “rüya ya da bilim kurgu” olarak değil ciddiyetle karşılandı. İddiayı dünyanın sayılı bilim dergilerinden İngiliz NewScientist, kapağına taşıdı.

Tarihe geçecek deney

LHC’deki çarpışmada 7 teraelektronvolt (TeV) miktarında enerji açığa çıkaracak. 1 TeV, bir sivrisineğin uçarken çevresine yaydığı kinetik enerjiye eşit. Ancak bu enerjinin, sivrisineğin 1 trilyonda biri küçüklükte bir alanda ortaya çıktığı düşünüldüğünde, enerjinin büyüklüğü ortaya çıkıyor. Ünlü Alman fizikçi Einstein’in teorisine göre uzay en, boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluşuyor. Ve zaman uzayı bir örtü gibi çevreliyor. Yüksek bir enerji, uzayda bozulmaya neden olarak, zamanda bir “tünel” yaratabiliyor.

Bu zaman tüneliyle teoride, geçmişe yolculuk mümkün. Volovich’e göre yüzyıllar veya bin yıl sonra, torunlarımız tarih kitaplarında, CERN’deki deneyi okuyacak. Deneyin ne zaman, kaçta ve nerede yapıldığı hakkında bilgi sahibi olacaklar. Ve o zamanki teknolojiyi kullanarak, açılmış olan “zaman tünellerinden” bizi ziyaret edecekler.

E=mc2

Dünyanın en ünlü formüllerinden biri olan Einstein’in görecelik teorisine göre yeterince ağırlıkta bir kütle veya yeterince büyük bir enerji, uzayda ve onu çevreleyen zamanda bir bozulmaya neden olabilir. Bilim adamlarına göre CERN’deki deney, Einstein’in teorisinde belirttiği kadar bir enerji açığa çıkaracak.

 

Türkiye de katılıyor

* CERN Enstitüsü’nde yapılacak olan deneyde 2 tonluk dev bir mıknatıs Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altındaki 27 km’lik tünele yerleştirilecek.

* 16 metre yüksekliğinde, 17 metre genişliğinde ve 13 metre boyundaki mıknatıs yer altındaki 15 parça ile birleştirilecek.

 (İgor Volovich -fotoğraftaki)

* 13 yıldan beri hazırlıkları devam eden deneyin maliyeti 9 milyar dolar.

* 36 ülke ve 2 binden fazla fizikçinin yer aldığı projeye Türkiye’den Boğaziçi, Çukurova ve ODTÜ fizik bölümlerinden öğretim görevlileri katılıyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : zamana yolculuk, Zaman tüneli, geleceği görmek, gelceğe gitmek

Dinozorların iri olmasının sırrı çözüldü

6/2/2008 · Kategori: Bilim

Gingko, eğreltiotu, kırkkilitotu ve kozalaklı ağaç... Alman bilim adamları bu bitkileri bol miktarda, çiğnemeden tüketen dinozorların aşırı enerjik olduklarını ve 40 metreye kadar büyüdüklerini ortaya çıkardı.

 

Dinazorların sindirim sistemini bilgisayarda inceleyen bilim adamları, çağlar öncesinde yaşamış olan bu canlıların irilik sırrını buldu. Dinozorları iri ve kuvvetli kılanın yedikleri ot ve bitkilerin karışımı olduğu ortaya çıktı. Vejetaryen mönülerinin onlara enerji verdiği ve gelişmelerini sağladığı belirlendi.

 

Şimdiye kadar dünyada yaşamış olan en büyük hayvanın bir dinozor türü olan vejeteryan Sauropods olduğu belirtiliyor. Alman bilim adamları bu dinazorların yaklaşık 40 metre uzunluğunda olduğunu ifade ediyor.

Araştırmacılar dinazorların, gingko, eğreltiotu, kırkkilitotu ve kozalaklı ağaç gibi bitkilerle beslendiğini, nesiller geliştikçe hayvanların artık bu bitkilerden beslenmediğini, bu yüzden de bu bitkilerin gelişim için kullanılmadığını söyledi. Çalışmada, gingko, eğreltiotu, kırkilitotu ve kozalaklı ağacın ciddi miktarda enerji verdiği, ancak iri cüsseleri yüzünden çok fazla hareket edemedikleri ortaya çıktı.

Bonn Üniversitesi Hayvanbilimcisi Jürgen Hummel, “O zaman yetişen bitkiler bugünkülere göre daha besleyici. Bu da bizlere dinozorların neden bu kadar büyük olduğunu gösteriyor”dedi.

Sauropodsların bitkileri çiğnemeden yediklerini de öne süren bilim adamları, bu yüzden bol miktarda beslenebildiklerini ve dünyanın en büyük hayvanı olduklarını ifade etti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : dinazorlar, dinazorların iri olması, eğrelti otu, dinazor araştırmaları

« Önceki ::